BÖLÜMLER
Site Haritası
Takvim
Üyelik Girişi

Sosyoloji

 Sosyoloji

Sosyoloji (toplumbilim); tarih, coğrafya, psikoloji, siyaset, antropoloji, ekonomi gibi sosyal bilimlerden biridir. Sosyolojinin alanı en genel anlamıyla toplumdur.

Sosyoloji, toplumu bilimsel olarak açıklayan ve onun anlaşılmasını sağlayan bir bilimdir. İnsanlar tarih boyunca çevrelerinde meydana gelen olaylar ve bunların nedenlerini, nasıl oluştuklarını anlamaya çalışmışlardır. İçinde yaşadığımız toplumu, toplumsal grupları, kurumlar ve ilişkileri bilimsel olarak anlayıp açıklamak için sosyolojiye ve sosyologlara ihtiyacımız vardır.

Felsefe Grubu Derslerinden biri olan Sosyoloji dersi; Genel Lise, Anadolu, Sosyal Bilimler, Anadolu Öğretmen Liselerinin Sosyal Bil. Alanının 11. Sınıflarında: Alan Dersi, diğer alanlarda Seçmeli Ders olarak okutulmaktadır.

SOSYOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI
GİRİŞ BÖLÜMÜ'nden
Çağımızda sosyolojiyi diğer sosyal bilimlerden farklı kılan özellikleri iki noktada toplamak mümkün görünüyor:   Birincisi,  kesin determinizm ilkesi yerine determinizm indeterminizmin iç içeliği ilkesinin benimsenmiş olmasıdır.  Artık sosyolojide olay ve olgular tek nedene indirgenerek açıklanmamaktadır. “Belirli nedenler belirli sonuçları doğurur” ilkesinden yola çıkarak olay ve olguları ekonomi, siyaset, din, dil, kültür, hukuk,  bilim gibi nedenlerden birine dayanarak açıklamak, çağımızda sosyolojinin şiddetle kaçındığı bir açıklama tarzıdır. Bugün sosyoloji, basit neden-sonuç zincirinin ideolojilere kucak açan kolaycılığından uzak kalmakta ve kesin determinizm yerine bütün nedenlerin karşılıklı etkileşim içinde olduğu bir neden yumağını analiz etmeye çalışmaktadır.  Çağımız sosyolojisinin ayırt edici ikinci özelliği ise, birey-toplum ilişkisinde birey veya toplumdan birinin belirleyiciliğini tercih etmek yerine, her ikisi arasındaki etkileşime odaklanmış olmasıdır. Böylece toplumun veya bireyin birbirlerine olan üstünlüğü yerine, birbirlerinin tamamlayıcısı olduğu gerçeği anlam kazanmıştır. 

Sosyolojinin bugünkü konumunu anlamak  çağı anlamaktır, diyebiliriz.  Yirmi birinci yüzyıl dünyasında olup bitenleri anlamak ve açıklayabilmek için yeni sosyolojinin penceresinden bakmaya ihtiyaç vardır.   

                                                                                                          Devamı  Devamı

                                      

Toplumsal Hayatın Zorunluluğu Hakkında 

 İ. Haldun

Toplumsal yaşam kaçınılmaz bir gerekliliktir. Filozoflar bu gerçeği şu şekilde ifade ediyorlar: "İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır." Yani topluluk halinde ve toplum içinde yaşaması kaçınılmazdır. Bu durumun onların terminolojisindeki ifadesi medeni¬liktir. Bizim sosyal yaşam ile (umran) kastettiğimiz de budur.

Bunun açıklaması şöyledir: Allah insanı, ancak beslenerek yaşamını sürdürebilecek bir tabiatta yaratmış, fıtri olarak onu beslenmeye yönlendirmiş ve kendisine beslenerek için gerekenleri yapacak bir donanım vermiştir. Ancak birey olarak tek bir insanın gücü, beslenme ihtiyacını karşılama ve yaşamını devam ettirecek maddeleri bulma işinde yetersiz kalır. Örneğin insanın günde sadece bir miktar buğdayla yaşamını sürdürebileceğini kabul etsek bile, yine de o buğdayın öğütülüp un haline getirilmesi, hamur yapılması ve pişirilmesi gibi aşamalardan geçmesi gerekiyor. Bu üç işi yapabilmek için ise birçok eşya ve alete; bu eşya ve aletler için de demircilik ve çömlekçilik gibi ustalıklara ihtiyaç vardır.

Bütün bu işleri yapmadan, buğdayın taneler halinde olduğu gibi tüketileceğini kabul etsek bile, buğdayı o hale getirmek için yapılacak işlerde yukarıdakilerden az değildir. Buğdayın ekilmesi, hasat edilmesi ve sonra sümbüllerinden çıkarılarak taneler haline getirilmesi gibi ...


    
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret359417